YAPAY ZEKA & ÜNİVERSİTE HAZIRLIK
- Fatih Göçer
- 18 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Üniversite hazırlık süreci zaten başlı başına bir maraton. Sabırlı olmak, dağılmamak, denemeler, konular, “Ben bu matematiği niye anlamıyorum?” krizleri vs vs vs… Tam bu noktada yapay zeka sahneye çıkıyor. Ama korkma; ne öğretmenin yerine geçiyor ne de sınava senin yerine girecek.
Yapay zeka gece 2'de bile “Bu soru neden böyle çözülüyor?” diye sorduğunda sabırla cevap veren bir çalışma arkadaşı olmuş durumda... Anlamadığın konuyu farklı farklı anlatabiliyor, sana özel örnekler üretiyor, hatta bazen “bak bunu da şöyle düşünebilirsin” diyerek beyninde bir şimşek çakmasını sağlıyor. Evet, bazen saçmalıyor ama zaten kim kusursuz ki?
En güzel tarafı şu: Yapay zeka seni yargılamıyor. “Bunu hâlâ mı bilmiyorsun?” demiyor. Aynı soruyu on kere sorsan da cevap veriyor. Bu da özellikle çekinen, soru sormaya utanan öğrenciler için ciddi bir konfor alanı oluşturuyor.
Ama şöyle küçük bir gerçek de var:
Yapay zeka çalışmaz, sen çalışırsın. Yani defteri açmadan, soru çözmeden, konu çalışması yapmadan “Yapay zeka bana anlatsın bende dinleyeyim.” demek; yemeği tabağa koyup yemeği yemeden doymaya çalışmaya benzer.
Doğru kullanıldığında yapay zeka; konu tekrarı, yanlış analizleri, deneme sonrası “ben nerede dağıldım?” sorusunun cevabı için büyük ölçüde şahane bir destek sağlamaktadır. Yanlış kullanıldığında ise zamanı yutan, odak bozan bir oyalayıcıya dönüşebiliyor. Kısacası mesele teknoloji değil, direksiyonun kimde olduğunda...
Peki sonuç ne mi? Yapay zeka ne kurtarıcı ne de düşman. Üniversite hazırlık sürecinde akıllı kullanılırsa iyi bir yol arkadaşı, abartılırsa tam bir dikkat dağıtıcı. Karar her zamanki gibi sende sevgili okurum.

Yorumlar